İçeriğe geç
23. Bölüm

Güven Telkin Etme Ve Şeffafiyet

Soru: “Gelecek nesillerin tenkidine medar olacak hususlardan kaçınmak şartıyla muhataplara güventelkin etme”nin ehemmiyeti üzerinde duruluyor. “Muhataplara güven telkin etmek”ne demektir ve bu vazife yerine getirilirken gelecek nesiller nezdindetenkit ve ithamlara maruz kalmamak için hangi hususlara dikkat edilmelidir?

Cevap: Daha önce değişik vesilelerle ifade edildiği üzere, mü’min, Allah’a, Peygamber Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve O’nun haber verdiklerine gönülden inanıp kabul ve tasdik eden insan demektir. Fakat aynı zamanda o –kelimenin iştikakından da anlaşılacağı üzere–, açık-kapalı her hâliyle çevresindekilere güven vaad eden, yeryüzünde emn ü emanın temsilcisi olarak yalan ve aldatmadan fersah fersah uzak bulunan, özü sözü bir, tam bir emniyet ve güven insanı demektir. Bu sebeple biz “güven telkin etme” derken, “idare-i maslahatçılık yapma, oportünist davranma, ‘güvenilir insan intibaı’ bırakmak suretiyle çevresindekileri idare etmeye çalışma” gibi bir anlayışı kesinlikle kastetmiyor, kabul etmiyoruz; kabul etmiyoruz çünkü böyle bir anlayışın, Müslümanlıkla, dinimizin temel prensipleriyle telif edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla imanımızın gereği olarak bizim, her türlü hâl ve hareketimizde, tavır ve davranışımızda dosdoğru olmamız, doğrulukla oturup doğrulukla kalkmamız ve her zaman, herkesin başvuracağı bir güven kaynağı hâline gelmemiz gerekir ki, işte bizim ‘güven telkin etmek’ten kastımız da budur.

Vehimleri İzale ve Ortak Platformlar

207