İçeriğe geç

Allah’ın rızasını kazanmaktan başka maksatları olmayan samimi ve fedakâr gönüllere reva görülen kötülükler, düşmanca muameleler, zulüm ve gadirler karşısında zaman zaman bazı olumsuz mülâhazalar akla gelebilir. Hatta bunlar insanın uykusunu alıp götürecek, ona cinnet geçirtecek ölçüde ağır da olabilir. Nereden biliyorum bunları? Çünkü çok defa kendim yaşıyorum. İşte bu tür durumlarda, müstakim bir kısım düşüncelerle zihindeki bu tür olumsuzlukları izale etmeyi bilmelidir.

Ayrıca biz, dar ufkumuz ve kısır düşüncelerimizle, çoğu zaman meydana gelen hâdiselerin ne tür güzellikler doğuracağını da bilemiyoruz. Zaman zaman söylemişimdir. Eğer hayat serencamım benim düşünce ve plânlarıma bağlı cereyan etseydi, Korucuk köyünde Ramiz Efendi’nin oğlu olarak kalırdım. Fakat bugünden geriye dönüp sergüzeşt-i hayatıma baktığımda Cenâb-ı Hakk’ın tevcih ve lütuflarını daha net görebiliyorum.

İnsan, hususiyle can sıkıcı ve boğucu hâdiselerin çarkları arasında preslenirken olup bitenleri doğru okuyamayabilir, tekvinî emirleri yorumlamada bir kısım yanlışlıklara girebilir. Fakat daha sonra her şey daha berrak ve şeffaf olarak ortaya çıkmaya başlayınca hiç farkında olmasak da Allah’ın hayatımıza yön verdiği ve bizi ilâhî lütuflar ile serfiraz kıldığı anlaşılır. Bu sebeple insan, daha sonra Allah karşısında mahcubiyet yaşamak ve ızdırapla iki büklüm olmak istemiyorsa, yaşadığı hâdiseler hakkında hüküm vermede acele etmemeli ve asla rızadan ayrılmamalıdır.

61