İçeriğe geç
37. Bölüm

İbnü’l-vakt

Soru: Zengin geçmişten istifade ederek meçhul geleceğe dair plân ve projeler yapan günümüz nesillerinin, içinde yaşadıkları zamanın şartlarına uygun adımlar atabilmeleri, yani “ibnü’l-vakt” olabilmeleri adına dikkat etmeleri gereken sorumluluklar nelerdir?

Cevap: Özellikle sofilerin kullandığı bir tabir olan ibnü’l-vakt, sözlük anlamı itibarıyla “zamanın çocuğu” demektir. Sofiye ıstılahında ise, Kur’ân ve Sünnet’e vukufunun yanında kendi dönemini de çok iyi kavramış, tekvinî emirleri çok iyi okumuş, eşya ve hâdiseleri hallaç etmiş insanlar için kullanılır. Farklı bir ifadeyle ibnü’l-vakt, eşya ve hâdiselere bütüncül bir nazarla bakan, insan, varlık ve Allah arasındaki münasebeti çok iyi kavrayan kimse demektir.

Teşriî emirlerin yanında tekvinî emirleri de çok iyi bilmeyen, kendi döneminde yaşanan olaylardan, meydana gelen gelişmelerden habersiz olan bir kimsenin, Kur’ân’ı yaşadığı dönemin şartlarına uygun anlaması ve yorumlaması mümkün değildir. Kendi dönemini, kendi zamanında olup biten hâdiseleri iyi anlayan bir kimse, Kur’ân’ın bıraktığı açık uçları, yani içtihat ve istinbata açık alanları değerlendirerek içinde yaşadığı çağa uygun yorumlar ortaya koyabilir. Esasında ibnü’l-vakt olan kimselere düşen önemli vazifelerden biri de budur.

Biraz daha açacak olursak, ibnü’l-vakt olmaktan anlaşılan birinci mânâ, insanın, kendi çağının bilim ve teknolojisine vâkıf olmasıdır. Fizik, kimya, biyoloji, astronomi, matematik gibi pozitif bilimlerde çağının birikimini elde etmesidir. Onlarla İlâhî Kelam arasındaki mutabakatı yakalaması, özellikle onun ilmî hakikatlere bakan âyetlerini modern bilimlerin imkânlarıyla yorumlayabilmesidir.

İkinci anlamı ise, insanın içinde yaşadığı dönemin kültür ve medeniyetine muttali olması, sosyal hâdiseleri doğru okuması, farklı ideoloji ve akımları yakından tanıması, mevcut algı ve fikirler hakkında bilgi sahibi olmasıdır.

256