İçeriğe geç
35. Bölüm

Neyi Tercih Ediyoruz?

Soru: Tevbe sûresinin yirmi dördüncü âyet-i kerimesini nasıl anlamalıyız?

Cevap: Soruda ifade edilen âyet-i kerime şu şekildedir: قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُـكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَش۪يرَتُـكُمْ وَاَمْوَالٌۨ اقْـتَـرَفْـتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَـرْضَوْنَـهَٓا اَحَبَّ اِلَـيْـكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَجِهَادٍ ف۪ى سَب۪يلِه۪ فَـتَـرَبَّصُوا حَتّٰى يَاْتِـىَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟“De ki: Eğer ana-babalarınızı, çocuklarınızı, kardeşlerinizi, eşlerinizi, akrabalarınızı (veya mensup olduğunuz topluluğu), bin bir emek ve zahmetle kazandığınız malları, kesada uğramasından korktuğunuz ticaretinizi, ferah feza meskenlerinizi Allah’tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha çok seviyorsanız, Allah’ın buyruğunu (azabını) bekleyin. Allah, yoldan çıkmış fasıklara hidayet nasip etmez.”127

Cenâb-ı Hak, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem), Kendisiyle kulları arasında bir vasıta olduğunu ifade etme sadedinde ayet-i kerimeye قُلْ “De ki” lafzıyla başlıyor. Bu üslup, genel itibarıyla daha sonra ifade buyrulacak mükellefiyet ve sorumlulukların önemine ve ağırlığına işaret eder. İfade buyrulan emirlerin bizatihi Allah’tan geldiğini ihsas eder. Aynı zamanda bu, bir kısım şartlanmış, önyargılı veya mütemerrit insanların, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) hakkında yanlış mülâhazalara girmesine mâni olur; O’nun kendi hesabına konuşmadığını hatırlatır.

Daha sonra bir kısım dünyalık şeylerin Allah ve Resûlü’nün sevgisinin veya O’nun yolunda mücahede etmenin önüne geçmesi durumunda maruz kalınabilecek acı akıbete dikkat çekilir. Âyet, Allah’ı unutturacak ölçüde dünyanın cazibedar güzelliklerine bağlanan kimselere “Bekleyin!” der. Neyi bekleyecekler? Allah’ın emrini. Bundan kastedilen mânâ, gelecek olan ceza ve azap, belâ ve musibetlerdir. Çünkü bu tür insanlar yanlış bir tercihte bulunmuş ya da neye öncelik hakkının verileceğini kestirememişlerdir.

242