duasında işaret buyurdukları gibi, Allah’ın ismi olarak zikredilen esmâ-i hüsnâsının yanında, Kur’ân veya herhangi bir kitapla indirdiği, özel mahiyette bazı kullarına bildirdiği veya nezd-i ulûhiyetinde başkalarından ketmettiği isimleri de vardır. Ne var ki, O bunları bildirmezse kimse de bilemez. Biz ancak Sahib-i Şeriat’ın Kur’ân’la ve Sünnet’le bildirdiği esmâyı bilebiliriz. Hadiste Ebû Hüreyre’den rivayet edilen, –farklı kitaplardaki farklı rivayetler mahfuz5– doksan dokuz esmâ-i ilâhiyedir.6 Vâkıa, esmâ-i hüsnâ hadisini az bir farkla Selman-ı Fârisî7, Abdullah b. Abbas8, Abdullah b. Ömer9 ve Hz. Ali10 de nakletmektedirler ama, hadis kriterleri açısından bu rivayetler zayıf bulunduğundan itibar görmemiş ve iştihar etmemişlerdir. Burada doksan dokuzun kesretten kinaye olduğunu söyleyenleri hatırlatmada da yarar var.
Dipnotlar
- 5Bkz.: İbn Hacer, Fethu’l-bârî 11/214; es-Suyûtî, ed-Dürru’l-mensûr 3/614.
- 6Buhârî, şurût 18, daavât 68, tevhid 12; Müslim, zikir 5.
- 7İbn Hacer, Fethu’l-bârî 11/214-215.
- 8et-Taberî, Câmiu’l-beyân 9/133; İbn Hacer, Fethu’l-bârî 11/214-215, 227.
- 9İbn Hacer, Fethu’l-bârî 11/214-215, 227; es-Suyûtî, ed-Dürru’l-mensûr 3/614-615.
- 10Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 10/380; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 9/409.