İçeriğe geç

Berr: İyilik eden.

Sabûr: Çok sabırlı.

Alîm: Her şeyi bilen.

Habîr: Her şeyden haberdar.

Muhsî: Her şeyi teferruatıyla ta’dat edip bilen.

Hakîm: Her şeyi yerli yerinde vaz’eden.

Şehîd: Her şeyi ra’ye’l-ayn bilen.

Semî’: Her şeyi işiten.

Basîr: Her şeyi gören.

Afüvv: Günahları affeden.

Ef’âl-i İlâhiyeye Delâlet Eden İsimler

Mübdi’: İlk yaratan.

Vekîl: Güvenilip dayanılan.

Bâis: Ölümden sonra dirilten.

Mücîb: Dualara icabet eden.

Vâsi’: İlm ü rahmetiyle her şeyi kuşatan.

Hasîb: Her şeye yeten.

Muğîs: Ekstradan yardımda bulunan.

Hafîz: Koruyup kollayan.

Hâlık: Her şeyi temelden yaratan.

Bârî: Örneği kendine ait Yaratıcı.

Musavvir: Şekil ve suret veren.

Rezzâk: Gıdaları yaratıp lütfeden.

Vehhâb: Bol bol hibede bulunan.

Fettâh: Hayır kapılarını açan.

Kâbız: Kabzeden, can alan.

Bâsıt: Genişletilecekleri genişleten.

Hâfıd: İstediğini alçaltan.

Râfi’: Yücelten, yükselten.

Muizz: Aziz kılan.

Müzill: Zelil kılan.

Hakem: Her şeyi hall ü fasl eden.

Adl: Mutlak âdil.

Latîf: En ince noktalara kadar ihtiyaçları gören gözeten.

Muîd: Hayattan sonra ölümü, ölümden sonra da hayatı geri veren.

Muhyî: Hayatı veren.

Mümît: Ölümü yaratan.

Velî: Dost ve yardımcı.

Tevvâb: Tevbeye sevk eden ve tevbeleri kabul buyuran.

Müntakim: Suçluları tecziye eden.

Muksit: Adaletle hükmeden.

Câmi’: Herkesi toplayıp biraraya getiren.

Muğnî: Zenginlik bahşeden.

Mâni’: İstemediği şeyleri vermeyen.

Dârr: Zararları yaratan.

Nâfi’: Faideli şeyler veren.

Hâdî: Hidayete erdiren.

Bedî’: Eşi, benzeri olmayan şeyler yaratan.

Reşîd: Doğru noktaya ulaştıran.

Kayyûm: Kendi kendine kâim olan.

Mâlikü’l-Mülk: Mülkün tek sahibi.

Muahhir: Geriye bırakan.

Mukaddim: Öne alan, öne çıkaran.

Mukît: Gıda veren, bakıp koruyan.

Vâlî: Kâinatları idare eden.

İsimlerin Esasları

Hayy: Ebedî hayat sahibi olan.

Alîm: Her şeyi bilen.

159