İçeriğe geç

4. Aklın, ilâhî sıfatların tecellîsi karşısında “mahk” u “sahk”a uğraması diyebileceğimiz “fenâ-i akıl” ki, bu sonuncusu, beraberinde bir dehşet ve hayret de getireceğinden, sâlik, çok defa esbab dairesi içindeki kriterleri koruyamayarak hayret ve dehşet yaşar. Bu hayret ve dehşetini ifadeden de geri durmaz. Hz. Cüneyd’in, “Bir zaman yer ve gök ehli benim hayretime ağladılar; zaman geldi ben onların hayretine ağladım. Şimdi öyle bir hâldeyim ki, ne onlardan haberim var ne de kendimden…” sözleri bu konuda önemli bir örnek teşkil eder.

Gedâî’nin bu konudaki hayreti de kayda değer zannediyorum:

Öyle bilmezdim kendimi,
O ben miyim ya ben O mu.?
Âşıkların budur demi,
Yandıkça yandım bir su ver!

Minhâc sahibinin sözleri daha kıvrak, daha âşıkâne ve daha bir hayret televvünlüdür:

مَن نَـدَانَم مَـن مَنَم يَا مَن وَيَم……دَر عَجَائِب حَالَتَم مَن مَن نَيَم
عَاشِقَم مَعشُوقَم و عِشقَم چه اَم……مَستِ جَامَ وَحدَتَم مَن مَن نَيَم
مَن چه اَم عَنقَايِ نَـامُ و نِشَان……مَن بَقَافِ قُربَتَـم مَن مَن نَيَم
مَـن زِجَان فَـانى بَجَانَانِ بَاقِيم……مَن بَأَوجِ رِفعَتَـم مَن مَن نَيَم

“Bilmiyorum ben ben miyim, yahut O muyum?. Bir acaib hâldeyim ve ben ben değilim. Âşık mıyım, mâşuk muyum, aşk mıyım neyim?. Ben vahdet kadehi ile sarhoşum, ben ben değilim. Ben neyim, namsız nişansız ankâ mı? Ben, kurbet Kâf’ıyım; ben ben değilim. Ben cânım itibarıyla fâni ve cânân ile bâkiyim; ben evc-i rif’atteyim ben ben değilim.”

149