sözleri, bu seviye ile alâkalı söylenmiş güzel sözlerdendir.
3. Heymanü’l-fenâdır ki; sâlik, hâlî veya zevkî olarak kadem-nazar vahdetine ulaşır ve kâinatı fenâ ve zeval ufkundan müşâhedeye başlar.. derken her an değişik bir buudda “bekâ billâh” tecellîleriyle artık varlığı bütünüyle görmez olur ve ihsan mertebesinin bir vâridâtı olarak görüldüğünü tam hisseder ve görebileceği şevkiyle de coşar.
Tabiî bütün bunlar, imanın gücü, yakînin derinliği, kalbî muamelenin devamı ve ahvâl-i sadıkanın da temadisi nisbetinde zuhur ederler ki, bu evsâfın tam temsil edilmesi de yine Hz. Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’ın tebaiyetine bağlıdır; O’na bağlılığın tam hissedilmediği ahvâlde, zuhur eden fevkalâdelikler çok defa insanı aldatabilir. Tâlib-i feyz-i Hudâ olanlar, mutlaka Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) halkasına girmeli; âşık-ı nur-i Hudâ olanlar da behemehâl o halkanın ritmine uymalıdırlar.
Dipnotlar
- 6 İbn Mâce, duâ 3; en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 6/31.