Yâsîn sûresindeki âyet, bu hakikati daha detaylı olarak şöyle anlatıyor: سُبْحَانَ الَّذِي خَلَقَ الْأَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْأَرْضُ وَمِنْ أَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ“Ne yücedir O (Allah) ki, toprağın bitirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden olan bütün çiftleri yaratmıştır.”6
Belli ki, o günün insanının müşâhedesine arz edilen tablonun dışında, o devirde bilinmeyen bir kısım şeylerden bahsediliyor ve deniyor ki: “Daha sizin bilmediğiniz bir kısım şeyleri de çift yarattı.” O tarihlerde atom, elektron, nötron, proton bilinemezdi. Şimdi ise, her varlığın, bünyesinde barındırdığı çiftlerle ayakta durduğu, baş başa verdiği, mevcut nizamı ayakta tutmaya çalıştığı hakikati ortaya çıkmaktadır. İleride atom fiziğinin karşımıza daha neler çıkaracağını bilemiyoruz.
4. Atom Dünyası
Bir başka âyet:
“Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey, O’ndan gizli kalmaz. Ne bundan küçük, ne bundan büyük hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir kitapta olmasın.”7
Bu âyet, esas olarak, hiçbir şeyin Allah’ın nazarından; ilminin, işitmesinin ve görmesinin sınırsız kuşatıcılığından hariç olmadığını anlatmaktadır. Evet, en küçük atomlar âleminden, nebülözler âlemine kadar her şey, O’nun kudret elinde, tesbih taneleri gibi evrilip çevrilmektedir. Âyet, bize bunu anlatmakta; fakat bunun altındaki bazı ilmî hakikatleri de nazara vermektedir.
Dipnotlar
- 6 Yâsîn sûresi, 36/36.
- 7 Sebe sûresi, 34/3.