İçeriğe geç

Hemen duâlarla alâkalı bir paragraf daha açar, birer fiilî duâ sayılan himmetlerle, şefaatlerle tanıştırır okuyucularını.. ve döner toprak unsurunun önemini verir nazara ve arzın âlemin kalbi olduğunu hatırlatır. Sonra da bu mülâhazalarını Kul Rabbine en çok secdede yakındır ile pekiştirir ve derinleştirir.

Nokta başlığı altında, risalelerinde sık sık üzerinde durduğu Zat-ı Ulûhiyet adına üç önemli küllî delile, âlem-i gayb ve şehadetin nokta-i iltisâkı ve berzahı sayılan vicdanı da ilave eder.. ve pek çok mütefekkirin fikrî ve rûhânî sülûklerinde üzerinde durdukları bir kapıyı da aralamış olur.

Evolüsyonun imkânsızlığını vurgular ve çok erken dönemde, çoklarına kapalı da olsa, mutasyonlarla bir yere varılamayacağını, nevîden nevîye geçilemeyeceğini net bir dille ifade eder. Mutlak, mücmel fakat sağlam bir düşünce ve ifade yapısıyla hayır der çıkar işin içinden.

Risâle-i Nur’un diğer parçaları gibi Mesnevî-i Nûriye’yi de, Arapça baskıya hazırlayan müdakkik üstâd İhsân Kâsım Bey’in meşkûr hizmeti, bizim burada sunmaya çalıştığımız ölçüde yarım-yamalak takdimlerden vâreste ve sa’y-i mübeccelleri her türlü takdirin üstündedir.

Aslında, Üstad İhsân Kâsım Bey’in bu mübarek çalışmaları, bizim yaptığımız gibi sadece Külliyat’ın bir parçasına, hem de kuşbakışı değil de; ayrı ayrı Nûr’un her meselesi, Batı standartlarına göre birer doktora mevzuu olarak ele alınıp desteklenmeliydi.. bu, hem Nûr’un gerçek değerinin, akademisyenler seviyesinde bir kere daha ortaya çıkması, hem de İhsân Kâsım Bey’in gayretleri ölçüsünde bir çalışma olması bakımından oldukça önemliydi. Gerçi, şimdiye kadar bir hayli genç arkadaşımız, Nurlar etrafında doktora veya master seviyesinde oldukça yoğun çalışmalar yaptılar ama, bunların hiçbiri, O Kâmet-i Bâlâ’yı büyük eseriyle aksettirecek mahiyette değildi.

53