İçeriğe geç

Nitekim ikinci halife Hz. Ömer’in (radıyallâhu anh) başından geçen şu hâdise bu hakikati aydınlatma bakımından çok önemlidir. Koca halife, bir gün cemaatine hutbe îrad ederken bir ara onlara şöyle seslenir:

Cemaat! Bende bir eğrilik, hak yoldan sapma görseniz ne yaparsınız?

Cemaat arasında pek de tanınmayan birisi hemen cevap verir. Elindeki kılıcına dayanmış bu adam halifeye şöyle der:

Yâ Ömer! Eğrilirsen seni kılıçlarımızla doğrultmasını biliriz!

Hz. Ömer (radıyallâhu anh) bu cevaptan çok memnun kalır. Ve ellerini açarak, “Allahım, Sana binlerce hamd ve sena olsun! Bu cemaat arasında, Ömer eğrilirse onu kılıçlarıyla doğrultacak insanlar var.” der ve memnuniyet izhar eder.11

Evet, idarecideki şuur bu olmalıdır. Allah ona âriye (emanet) bir gömlek giydirmiştir ve o bu gömleği bir gün çıkarıp atacaktır. Atacaktır ama, bu gömleği giydiği müddetçe de kendisine düşen vazifenin hakkını verecektir.

d. Şahlar O’nun Kapıkuludur

Allah (celle celâluhu), bu dünyada ferden ferda (tek tek) her insana bir rol yüklemiş ve onları oynayacakları role göre donatmıştır. Bu itibarla, önemli olan, herkesin kendine düşen rolü en güzel şekilde oynamasıdır. Bu roller arasında halife rolü olduğu gibi, dilenci rolü de vardır. Evet, rol icabı, insanların kimisi hâkim, kimisi de mahkûm olabilir.

Cenâb-ı Hak, hükmetme yetkisine sahip, bütün hâkimlerin Maliki ve hükmünü bütün kâinata geçiren bir Hâkimler Hâkimi’dir. Bütün sultanlar, O’nun kapısında dilencilik yapar ve O’nun hükmü karşısında boyun eğerler.

İşte konuya misal teşkil edecek yüzlerce numuneden bir misal:

217