İçeriğe geç

Evvela, Cenab-ı Hak azametle buyuruyor: إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ “Biz azîmu’ş-şan Sana verdik.” Bir parça belâgattan anlayan biri Cenab-ı Hakk’ın rubûbiyet, ulûhiyet ve azamet ifade eden “azamet nûnu” ile ifade buyrulmuş “Biz azimüş-şan” beyanındaki ihtişamı anlar. Hazreti Üstad, benzer bir meseleyi anlatırken şöyle der: وَقِيلَ يَۤا أَرْضُ ابْلَعِي مَۤاءَكِ وَيَا سَمَۤاءُ أَقْلِعِي وَغِيضَ الْمَۤاءُ وَقُضِيَ الْأَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِيِّ وَقِيلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ “‘Ey yer, suyunu yut ve ey sema, sen de suyunu tut!’ diye emir buyruldu. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cûdî üzerinde yerleşti ve ‘Kahrolsun zalimler!’ denildi.” (Hûd sûresi, 11/44), keza ثُمَّ اسْتَوٰۤى إِلَى السَّمَۤاءِ وَهِيَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْأَرْضِ اِئْتِيَا طَوْعًا أَوْ كَرْهًا قَالَتَۤا أَتَيْنَا طَۤائِعِينَ “Sonra iradesi bir gaz hâlinde olan göğe yöneldi. Ona ve yere şöyle buyurdu: ‘İsteyerek de olsa, istemeyerek de olsa emrime uyun gelin!’ onlar da: ‘İsteyerek, gönüllü olarak geldik.’ dediler.” (Fussilet sûresi, 41/11) fermanları gibi ifadeler bir insan tarafından söylense hezeyan olur.[5] Bu, koskoca bir orduya bir çocuğun “yat, kalk” şeklinde emir ve komut vermesi gibi bir şeydir. Ama bu direktif komutan tarafından söylenirse celâdet ve haşmet içerisinde büyük bir mânâ ifade eder. Aynen bunun gibi إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ beyan-ı sübhânîsini ancak Allah (celle celâluhu) söyleyebilir.

501