Bu yaptığımız iş, bir kısım kimseler tarafından başlangıçta yadırganabilir. İçimize girip yerleşen, değerlerimize yabancı nice âdetler vardır ki, biz bunlara kendi öz malımız gibi sahip çıkmışız. Bunların yerine içimizden çıkan öz malımız nice şeyler de vardır ki, onları yadırgar hâle gelmişiz. İsterseniz muvakkaten bunu hep beraber mazur görelim ve “Camide de böyle şey olur mu?” demeyelim. Cenâb-ı Hak, Resûl-i Ekrem’in ve sahabenin anlayışını hiç olmazsa bu vadide ihyaya bizleri muvaffak kılsın!
İkinci olarak; bu yol, cemaati aydınlatmak için tek yol ve tek çare değildir. Cenâb-ı Hak tertemiz gönüllerinize yeni yollar ilham edeceği âna kadar, müsaadenizle, bir de bunu deneyelim. Siz, ilham-ı ilâhînin tecellî mekânı olan gönüllerinize gelen tekliflerinizi bana aktarırsanız, “hakkı-hakikati bilmeyenlere şu yolla da ulaşabiliriz.” derseniz, onun da müzakeresini yapar, o yolu da deneriz. Şuna kat’iyen emin olun ki, gönlümdeki budur. Ama şimdiye kadar yapamadım.