İçeriğe geç

Yapacağın bu yolculuk için vapurunu yenile, çünkü derya çok derin. Bin tane tane şeytan, bin tane vesvese, bin tane tereddüt karşına çıkabilir; çıkar ve kalbinde, kafanda, duygularında ve hissiyatında yaralar açar. En küçük bir yara almadan, salimen, Allah’ın (celle celâluhu) sana verdiği şeyleri ötede tekrar O’na iade edebilirsen ne mutlu sana! Bunun için, “Benim aklım, kalbim bu işe yattı fakat hislerimde bir kısım tereddütler yaşıyorum” demeyecek ve hiçbir tarafında en küçük bir tereddüt dahi bırakmadan, Allah’ın huzuruna salim bir kalple gitmeye çalışacaksın.

İnsan, bu dünyada hangi meselede olursa olsun; aklına, mantığına ve hislerine kabul ettirip onu tabiatı hâline getirdiği ölçüde, ölürken o hâl üzerine ölecek ve dirilirken de o hâl üzerine dirilecektir. Meselelerinizi şayet, tereddüde hiç meydan vermeyecek şekilde gönlünüze yerleştirmişseniz, Allah’ın tevfik ve inayetiyle, ötede hiç sarsılmadan çok rahat gezebilirsiniz. Bu meseleye işareten Hazret-i Ömer’e dayandırılan şöyle bir rivayet nakledilir:

11