Pek çok kötülük gibi bu da bize Avrupa’dan gelmiştir. Avrupa belki soğuk bir memleket olduğu için (gerçi bu meselenin de münakaşası yapılabilir) bizdeki kadar birdenbire salgın bir hastalık olmayabilir; fakat sıcak memleketlere doğru gidildikçe bu mesele çok düşündürücüdür. Ne bir dinde, ne bir kitapta, ne de sıhhatli bir muhakemede yeri olmayan böyle bir iddiayı ilim adamları ileri sürüyorsa, oturup hâlimize ağlamamız icap eder. Mektepte bir öğretmen bunu söylüyorsa, bu milletin ve bu devletin düşmanlarına ve beşinci kol faaliyetlerine yardımcı oluyor demektir. Çünkü kadına karşı zaafı olana, ahlâksızlık davetinde bulunuyorlar. Cemiyeti derdest edip ve onu her gün biraz daha başka emellere hizmet edebilecek hâle getiren beşinci kol faaliyetleri ile, devletçe, milletçe uğraşmamız gerekmektedir. Rabbim, bu millete ve bu milleti idare edenlere basiret ihsan eylesin!
Maalesef günümüzde, gençler, ideolojik saplantılara düşmesin diye bilhassa bu faaliyeti hızlandırdılar. Hâlbuki bilmiyorlar ki, cihanın şarkındaki münafıklar da, gençleri çekmek için -komünizmi ilk defa ilân ettikleri zaman- kadın ve erkekleri müşterek olarak hamamlara doldurdular. Komünist ve anarşistlerin bir silah olarak kullandığı gayri meşru bir yolu denemek suretiyle gençleri onlardan uzaklaştıracaklarını zanneden kimseler, katmerli bir yanlışlık içinde bulunmaktadırlar. Arzu ederiz ki bu yanlış anlayıştan geriye dönsünler.
Müslümanların, şahsî hayatlarında bu meseleye çok dikkat etmeleri gerekir. Çünkü bu haramlar zamanla kalbini istilâ ve işgal ede ede, بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ“Artık kalbleri pas tutmuştur.”8 sırrı zuhur edecek, kalb duymaz ve duygulanmaz hâle gelecektir. Günahlar kalbi kararttıktan sonra bir insanda, İslâmî aşk ve heyecan bulunması mümkün değildir.