Evet, fuhuş, milletleri yerle bir eden korkunç bir hastalıktır. Selçukî’den, Abbasi’den sonra şanlı Osmanlı İmparatorluğu da bu devvar u gaddarın pençesinde can vermiştir. Bundan sonra kimleri hâk ile yeksan edecek şimdilik belli değil. Bugün bir kısım yanlış iddialar var. Eğer bu iddiaların arkasında bir kısım safderun kimselerin iğfali olmasaydı aşağıda ele alacağımız meseleyi ele almayı hiç düşünmüyordum. Onların iddiasına göre, fuhşun önünü almak için erkek ve kadının ihtilatı ve bir arada bulunmaları lâzımmış. Böylece her iki taraf da birbirine alışacak, dolayısıyla da ortada hiçbir tehlike kalmayacaktır.
Onların bu iddiası çok korkunç, çok kuyruklu bir yalandır. Öyle korkunç bir yalandır ki bu yalan gençlerin yüzde 50-60’ını yanlışlığa sevk etmiştir. İlmî araştırmalar ve istatistikler gençlerimizin yüzde 60’ının içki aldığını ortaya koymuştur. İçkinin gençleri yavaş yavaş fuhşa yöneltecek bir şehvet tahrikçisi olduğu da bilinmektedir. Şimdiye kadar kimse cesaret edemedi ama eğer ciddî bir araştırma yapılsa, içimizdeki beşinci kol faaliyetlerini yürüten dış irtibatlı güç odaklarının, gençlerimizi birinci plânda ve ilk hamlede fuhuşla avladıkları apaçık ortaya çıkacaktır.