Sıddîkiyet mertebesinin şehitlik mertebesinden üstün olmasının sırrı ve hikmeti nedir?
Sıddîkiyet mertebesinin şehitlik mertebesinden üstün olmasının sırrı ve hikmeti nedir?
Sıddîk, tasdik eden, doğrulayan ve doğru olan insan demektir. Şehit ise, hazır olan mânâsına gelir ki, herhalde, ruhaniyetiyle burada, Cenâb-ı Hakk’ın (celle celâluhu) huzurunda ve aynı zamanda dünyevî hayat şartlarına çok yakın bir hayat içinde hazır bulunmasından ötürü ona bu kelime isim olarak verilmiştir. Ve her iki mertebe de Cenâb-ı Hakk’ın (celle celâluhu) en büyük lütuflarındandır.
Öteden beri inanan insanlar âdeta bu iki mertebe için birbirleriyle yarış yapmışlardır. Zaman zaman şehitlik mertebesine ulaşan çok insan olmuştur. Bilhassa sahabe devrinde pek çok şehit verilmiştir. Hatta dört büyük halifeden üçü şehit, biri de sıddîkiyet mertebesinin a’zam derecesini tutmaktadır.
Biz önce bu mevzudaki nisbet ve izafeti anlatalım; sonra da gönüllerde bu iki mertebeye karşı bir iştiyak uyarılması bakımından onların hususiyetlerinden bahsedelim.
Her insan seviyesine göre bir bakıma sadık ve sıddîktir. Ve birçok ölüm çeşidi var ki, hadislerde zikredilen keyfiyetleriyle insana şehitlik kazandırır.1 Fakat bu iki mertebenin de bir en yüksek ve kusvâ derecesi vardır ki, sanki orası sınır taşı gibidir ve daha ileriye gidilmesi de mümkün değildir.. çünkü, onların ötesinde nübüvvet vardır.
Bir ağacın çekirdekten meyveye kadar dereceleri olduğu gibi, imanın da öyle farklı mertebeleri vardır ve bu mertebeler arasında, önemli derece atlamaları gösteren sadakat ve şehadet de ehemmiyetli ayrı buudlar teşkil etmektedir.