İçeriğe geç
26. Bölüm

Fuhşun zararlarını anlatır mısınız?

Fuhşun zararlarını anlatır mısınız?

Fuhşun zararları anlatılmayacak kadar çoktur. Fuhuş, bir insanın gayri meşru zevk ve lezzetlere kendisini kaptırması demektir. Yoksa insanın meşru dairedeki dünyevî zevklerden istifadesi fuhuş değildir. Evet, “Meşru dairedeki lezzetler keyfe kâfidir, harama girmeye ihtiyaç yoktur.”

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) için “Ne fuhşa dair bir söz söyledi, (peygamberliğinden önce bile) ne de fuhşun semtine sokuldu.” denilmektedir. Haddizatında O bir peygamber olarak kendisinde ismet sıfatı vardı. İsmet, günaha girmeme, harama bakmama ve harama meyletmemedir. Eğer Efendimiz’de (sallallâhu aleyhi ve sellem), bunlardan bir tanesi bir kerecik tezahür etseydi, O’nu her fırsatta çürütmeyi plânlayan hasımları bunu çok iyi değerlendirecek ve serrişte edeceklerdi. O’na sihirbaz, şair, kâhin, yetim, fakir diyenler, şunu yapmak bunu yapmak istiyor diyenler, bunu demediler, diyemediler, diyemezlerdi de; çünkü bu iftiralarını kimse tasdik etmeyecekti. İffetiyle yaşamıştı. Ağzından böyle bir şey sâdır olmamış ve kulağına bu sözlerden bir tanesi girmemişti. Hatta o galiz söze bile, reaksiyon gösteriyordu. Bir seferinde Yahudiler gelip “Size ölüm!” mânâsına “es-Sâmu aleyküm” demişlerdi. Âişe Validemiz, “es-Sâmu aleyküm – Size ölüm!” dediklerini anladığı için onlara “Ve aleyküm sâm” karşılığını vermişti. Efendimiz ise, gayet kibarca ve kendisine yakışır şekilde, “Ve aleyküm – Sizin üzerinize de olsun!” diyordu. Sonra da “Ya Âişe sert olma, haşin olma!” diye ona tenbihte bulunuyordu. Hz. Âişe: “Görmedin mi yâ Resûlallah! Sana ne dediler?” deyince de Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Ben de onlara ‘sizin de üzerinize olsun!’ dedim.” cevabını veriyor, fakat kötü lâfı ağzına almıyordu. Diyebiliriz ki, kötü söz Efendimiz’in ağzına misafir olarak dahi girmemiş ve kafasından geçmemiştir.

199