İslâmiyet’in kısa zamanda yayılmasının, 1300 sene gibi uzun zaman Yahudi ve Hıristiyan dünyası tarafından mağlup edilemeyişinin sebeplerini anlatır mısınız? Ayrıca bugünkü mağlubiyet ve hezimetimizin sebebi nedir?
İslâmiyet’in kısa zamanda yayılmasının, 1300 sene gibi uzun zaman Yahudi ve Hıristiyan dünyası tarafından mağlup edilemeyişinin sebeplerini anlatır mısınız? Ayrıca bugünkü mağlubiyet ve hezimetimizin sebebi nedir?
“Müslüman” kelimesi, Türkçe’mize Farsça’dan geçmiş bir kelimedir. “Müslim” kelimesini Acemler, kendilerine göre cemileştirmek için “-an” harflerini ilâve etmiş, “Müslüman” demişlerdir. Biz de öyle kullanıyoruz.
“İslâm” ve “iman” kelimeleri üzerine farklı farklı mütalâalar yürütülmüştür; ama biz burada o husustaki nüanslara girmeyeceğiz. İslâm’ı imanla beraber ifade edecek olursak, Müslüman, Allah’a ve inanılması gereken esaslara, hem de aksine ihtimal vermeyecek şekilde inanmış ve Allah’a teslim olmuş insandır. Yani Müslüman, Cenâb-ı Hakk’ın ona şahsî, ailevî, içtimaî hayatını düzenlemesi adına ne kadar emirleri varsa, hepsini yürekten samimiyetle, ihlâsla temsil eden insandır.
Bazı devirlerde Müslümanlar İslâmiyet’i, elif’inden ye’sine kadar temsil etme fırsatını bulamamış olabilirler, onu temsil aşk ve iştiyakıyla yanar, onu yaşama arzusuyla kıvranıp dururlarsa, inşâallah mesul olmazlar ve muaheze de edilmezler. Zira bir kere boyunduruk yere konmuştur. Bir hamlede onu kaldırıp yerine koymak mümkün değildir. Düşünce, plan, azim ve karar yeter.. evet eğer onlar, fevkalâde bir iştiyak ve cinnet derecesinde bir arzuyla bu işin arkasına düşmüş ve ölesiye onu takip ediyorlarsa mesuliyetten kurtulurlar. Zaten mesuliyetten kurtulmak için de, ya İslâm’ı bütünüyle yaşamak ya da yaşamak arzu ve iştiyakıyla yanıp yakılmak şarttır.