İçki ve fuhuş, gençlerimizin kanının içine giren bir anemidir. Evet, şehvet avcılığı açığı ve kapalısı ile tıpkı kan kanseri gibidir. Onların bizim odumuzu-ocağımızı söndürmek için ileri sürdükleri bu muhakemesiz ve muvazenesiz iddialar, yani insanların şehvetini tahrik ederek şehvet söndürmeye gidilmesi, deniz suyu ile insanların susuzluğunu giderme teşebbüsü gibi çok ters bir müdahaledir. Çünkü içirdikçe yakacak ve içi yananlarda daha da içme arzusu uyaracaktır. Üstelik İslâmî ölçülere uymayan her türlü çıplaklık, sadece kadına karşı değil, erkeklere karşı da çok kötü arzular uyaracaktır. Vücutları göre göre, müstehcen sözleri duya duya ve hayalinden bir türlü silemediği açık saçık vücutları düşüne düşüne durmadan erkeklik hormonları üreten ve her gün biraz daha şehevanî duyguların baskıları altına giren bir sürü genç, maalesef kanunlarla da yasak edilmediğinden dolayı cinsî sapıklığa doğru sürüklenip gitmekte ve toplumumuzun yüz karası hâline gelmektedir.