Diğer peygamberlerin ümmetlerine olan sevgileri ile Peygamberimiz’in ümmetine olan sevgisi farklı mıdır? Ayrıca kendi ümmetinin fertleri arasında da sevgi farkı var mıdır? İzah eder misiniz?
Soruda birkaç husus var. Evvelâ, bütün peygamberler kastedilerek onların ümmetlerine olan sevgi ve muhabbetleriyle, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) sevgisi arasındaki fark; sonra da İki Cihan Serveri’nin kendi ümmetinin fertlerine gösterdiği farklı muhabbet ve sevgi hakkında malumat isteniyor.
Her peygamber kendi ümmetini sever. Bu sevgiden bazen sevginin kendisi bazen de şefkat mânâsı kasdolunabilir. Her ikisi de peygamberlerde en ulvî seviyede vardır. Ancak peygamberlerin kendi aralarında derece farkları mevzuubahis olduğu gibi, onlardaki duygu ve düşüncede de farklılıklar söz konusudur. İşte bu hakikate binaen, bütün peygamberlerde var olan sevgi ve muhabbet Efendimiz’de en a’zam derecede vardır. Vardır ki, Cenâb-ı Hak (celle celâluhu), O’nun bu şefkat ve muhabbetini anlatma sadedinde kendi isimlerini O’na izafe etmiş ve Allah Resûlü’ne “Raûf, Rahîm” demiştir.1 O, mü’minlere karşı işte böyle bir sevgi ve şefkat âbidesidir.
Ve yine O’nda öyle bir sevgi ve şefkat vardır ki, doğduğu zaman “Ümmetî, ümmetî!”2 demiş ve her nebinin, her velinin “Nefsî, nefsî!” diyeceği yerde o yine “Ümmetî, ümmetî!” diyecektir.3
Bu şefkat ve sevgiye bakın ki, miraç vasıtasıyla ulaştığı zirveden, hem de başka hiçbir beşere nasip olmayan o yüksek pâyeden, sırf ümmetini kurtuluşa götürebilme ve ellerinden tutup onlara da böyle bir miraç zevkini tattırabilmek için geriye dönmüş ve dünyaya ızdırap yudumlamaya gelmişti.4
O nasıl bir şefkattir ki, kendisini taşlayan ve vücudunu kan revan hâlde bırakanlara Melek feveran ediyor ve “Müsaade et de şu dağı onların başına geçireyim!” diyor; fakat O: “Kıyamete kadar onların zürriyetinden bir fert ümmetime dahil olacaksa, hayır istemem.” karşılığını veriyor…5
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Tevbe sûresi, 9/128.
- 2 Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) doğduğunda başını kaldırıp bakışlarını semaya diktiğine.. secdede, ellerini kaldırmış, çok muztar bir vaziyette dua ediyor olduğuna.. tekbir getirdiğine.. dair rivayetler için bkz.: es-Suyûtî, el-Hasâisu’l-kübrâ 1/80, 85, 91; en-Nebhânî, Huccetullâhi ale’l-âlemîn s.224, 227, 228.
- 3 Mahşerin dehşetinden herkes hatta enbiyâ dahi “Nefsî, nefsî!” dedikleri zaman, Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Ümmetî, ümmetî!” diyeceğine dair bkz.: Buhârî, tevhid 32; Müslim, iman 326.
- 4 Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Miraç’tan getirdiği ve Cenâb-ı Hakk’ın marziyatını ifade eden hediyeler için bkz.: Buhârî, menâkıbü’l-ensar 42; Müslim, iman 279; müsafirîn 253; Tirmizî, tefsîru sûre (53) 1; Nesâî, salât 1; iftitâh 25; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/387, 422.
- 5 Bkz.: Buhârî, bed’ü’l-halk 7; Müslim, cihad 111; İbn Hişam, es-Sîretü’n-nebeviyye 2/60-63; İbn Kesir, el-Bidâye ve’n-nihâye 3/166.