Kur’ân niçin Ebû Leheb gibi kişilerden bahsediyor, hikmetini izah eder misiniz? Bu onun belâgat ve fesahatine nasıl uygun düşer?
Ebû Leheb, nur hanesine yakın bir yerde neş’et etmesine rağmen o nurdan istifade edemeyen tali’siz ve bir o kadar da inat bir insandır. Esas adı Abdüluzza’dır.
Ebû Leheb’den bahseden sûrenin meali kısaca şöyledir: “Elleri kurusun Ebû Leheb’in ve kurudu da. Ne malı ne de kazandıkları hiçbir işe yaramadı. Alevli bir ateşe gidip yaslanacak. Karısı da. Hem boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu hâlde.”1 O iradesini hep kötüye kullandı. Allah Resûlü’nün geçeceği yollara dikenler serpti ve Kâbe’ye giden yollarda ateşler yaktı. Tabiî, cezası da amelinin cinsinden olacak ve gidip ateşe yaslanacaktır. Zaten ona, ateşin babası mânâsına gelen “Ebû Leheb” ismiyle hitap edilmektedir. İslâm dininin i’lâ ve yücelmesi uğruna verilen mücadelenin karşısına dikilen bu adam, bütün hayatı boyunca oyun ve düzenler kuracaktır. Ve kurdu da. Ama yaptığı her şey akîm kaldı. Benî Ümeyye’nin bütün serveti ona akmasına ve Ümmü Cemil denen karısı da çok zengin olmasına rağmen bütün kazandıklarının ona zerre kadar faydası olmadı. Evlâtları da onu kurtaramadı. Hâlbuki o onlarla çok övünürdü…
Dipnotlar
- 1 Tebbet (Mesed) sûresi, 111/1-5.