İçeriğe geç
13. Bölüm

İfsada kilitlenmiş kimselerin bunca tahribi karşısındaneslimizi nasıl muhafaza edebiliriz?

Hz. Âdem’den günümüze kadar küfür daima tahrip cihetini tutup gitmiş; inananlar da hep tamir tarafını sahiplenmişlerdir. Bu hâl günümüzde de aynı şekilde devam etmektedir. Onun içindir ki, bu derdi vicdanında derinlemesine duyan Çağın Büyüğü şöyle diyor: “Eğer bu iki kuvvet arasında bir denge olsaydı ve aynı imkânlara sahip bulunulsaydı, inananlar adına büyük bir fütûhat görülecekti.”1

İmandan nasipsizlerin, bütün yaptıkları tahrip olagelmiştir. Onlar, insanın hissiyatını kamçılayarak onu şehvet çukuruna yuvarlamış, arzu ve isteklerini tahrik ederek yine onu maddenin esiri hâline getirmiş; makam ve mevkie vurduğu saykılla onları çok cazip göstermiş, bakışları bulandırmış, basit vasıtalarla büyük tahripler yapmış ve bütün bir gençliği şirazeden çıkarmışlardır. Eğer milletimiz lehine de her şey bu kadar kolay vücuda gelebilseydi, bunca çalışmanın karşılığında çok büyük muvaffakiyetler görülecekti… Hâlbuki biz, asırlardır her tarafı yıkılmış bir kalenin hem de çok büyük bir kalenin tamir ve onarımıyla meşgul oluyoruz.

66