İçeriğe geç
22. Bölüm

Hacerü’l-es’ad (esved) hakkında ayrıntılı bilgi verir misiniz?

Saadetli bir taştır. Cenâb-ı Hakk’ın her işinde bir hikmeti vardır. Kâbe bir binadır ve biz namazda o tarafa doğru döneriz. Fakat bizim esas dönüşümüz فَأَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِ1 âyetiyle de anlatıldığı gibi, Allah’adır. Yani biz Cenâb-ı Hakk’ın marziyatına teveccüh etmiş oluruz.

Cenâb-ı Hak bazı yerlere kudsiyet lütfetmiştir. Meselâ Mescid-i Aksâ, Mescid-i Haram ve Ravza-i Tâhire hep mukaddestirler. Evet, Allah Resûlü’nü bağrında taşıyan yerin taşı ve toprağı mukaddestir. Binlerce şahidin şehadetiyle onun toprağını şifa niyetiyle kullananlar şifa bulmuşlardır. Bu mücaveretten dolayı o belde de mukaddestir.

Mülk sahibi Allah’tır ve mülkünde istediği gibi tasarruf eder. İnsanı bütün hayvanat âleminden üstün kıldığı gibi, İki Cihan Serveri’ni de meleklerin dahi önüne geçirmiş ve üstün kılmıştır. O, istediğini yapandır. “Şerefli ve aziz kılmak da, hor ve zelil kılmak da O’nun elindedir.”2 Ve işte O Allah, bir taşı aziz kılmış ve o taş bütün inananların nezdinde mukaddes kabul edilmiştir. Bize düşen Cenâb-ı Hakk’ın, hangi nur ve hangi sırra mâkes yaptığını bilmek değil, O’nun mübarek saydığı şeylere saygılı olmaktır.

Allah Resûlü’nün hutbe verirken yaslandığı hurma kütüğü, O’ndan ayrılınca, dayanamayıp ağlıyor.. sonra İki Cihan Serveri’nin onu istilâmıyla kudsîleşiyor ve Cennet ağaçlarından bir ağaç olmaya hak kazanıyordu.3 Ashab-ı Kehf’in köpeği, sadakatinden dolayı mükâfatlandırılıyor ve nev’ini temsilen, bir kısım hadislerin rivayetiyle, Cennet yolları kendisine açılıyor.4

101