midir? Hayır, asla ve kat’a!.. O, bütün resûllerin efendisidir. Bütün peygamberlerin imamı, bütün asfiyanın reisidir, Cenâb-ı Hakk’a en yakın zâttır, yaratılmışların en mükemmeli, rehberlerin sultanıdır.
Evet, hakikatleri araştırıp delilleriyle bilen zâtların ittifakla haber verdiği, ayın yarılması ve parmaklarından su akması gibi bine varan mucizesindeki had ve hesaba gelmez peygamberlik delillerinden başka, kırk yönüyle büyük bir mucize ve bir hakikat denizi olan Kur’an-ı Azîmüşşan, onun peygamberliğini güneş gibi göstermeye yeter. Başka risalelerde, bilhassa Yirmi Beşinci Söz’de Kur’an’ın kırka yakın mucizelik yönünden bahsettiğimiz için burada kısa kesiyoruz.
Üçüncü İşaret
Sakın, “Şu küçücük insanın ne önemi var ki, bu koca dünya onun, amellerinin hesabını vermesi için kapansın ve başka bir âlem kurulsun?” diye düşünme. Çünkü şu küçücük insan, yaratılışının kuşatıcılığı itibarı ile bütün varlıklar içinde bir ustabaşı, ilahî saltanatın bir ilancısı ve küllî bir kulluğa mazhar olduğundan büyük kıymete sahiptir.
“İnsan kısacık bir ömürde nasıl ebedî azaba müstahak olur?” diye de düşünme. Zira küfür, Samed Yaratıcının muhteşem sanatını anlatan bir mektup derecesindeki ve kıymetindeki şu kâinatı mânâsız, gayesiz bir seviyeye düşürür. Küfür, kâinatı hor görme olduğu gibi, her şeyde cilveleri, nakışları görünen, Cenâb-ı Hakk’ın bütün mukaddes isimlerini inkâr, ret ve O’nun adaletini, doğruluğunu gösteren sınırsız delilleri yalanlama mânâsına geldiğinden sonsuz bir cinayettir. Sonsuz cinayet ise sonsuz azabı gerektirir.
Dördüncü İşaret
Nasıl ki hikâyede geçen on iki “suret” ile şunu görmüştük: Böyle geçici misafirhane gibi bir memleketi bulunan padişahın, haşmetine ve büyük saltanatına yakışır başka, sabit, daimî bir memleketinin bulunmaması hiçbir şekilde mümkün değildir.
Bu fâni âlemin bâki Yaratıcısının burayı var edip ebedî bir âlemi yaratmaması da aynı şekilde mümkün değildir.
Evet, şu benzersiz fakat geçici kâinatın ebedî Sâni’inin burayı
Dipnotlar
- Asfiya: Safiyet, takva ve kemâl sahibi, peygamber varisi zâtlar.