إِنَّ اللّٰهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ hadisinin sırrınca, tertemiz olmadığın için belki kendini o günahkâr adam bilmelisin. Hizmetini ve kulluğunu, sana verilen nimetlerin şükrü, yaratılışının vazifesi, gereği ve sende görünen ilahî sanatın neticesi bil! Kibir ve riyadan kurtul!
Dördüncü Fıkra: Hakikat ilmini, hakiki hikmeti istersen, Cenâb-ı Hakk’ı bil ve tanı. Çünkü bütün varlıkların hakikati, O’nun Hak isminin parıltıları, isim ve sıfatlarının tecellileridir. Maddî-manevî, cevherîarazî her bir şeyin, her bir insanın hakikati, Allah’ın birer isminin nuruna ve hakikatine dayanır. Yoksa asılsız, önemsiz birer surettirler. Yirminci Söz’ün sonunda bu sırdan bir parça bahsedilmiştir.
Ey nefis! Eğer şu dünya hayatına arzuyla bağlanır ve ölümden kaçmaya çalışırsan kesinlikle bil ki, hayat zannettiğin şey yalnız içinde bulunduğun dakikadır. O dakikadan önceki bütün hayatın ve o zaman içindeki dünyaya ait her şey, o dakikada ölmüştür. O dakikadan sonraki bütün hayatın ve onun içindekiler ise henüz yoktur, hiçtir. Demek, güvendiğin maddî hayat yalnız bir dakikadır. Hatta varlığın hakikatini araştırıp bilen bir kısım zâtlar dünya hayatı için, “Bir aşiredir, belki kısacık bir andır.” demişler. İşte bu sırdandır ki, bazı veli zâtlar, dünyanın kendisine bakan yönüyle var olmadığına hükmetmişler.
Madem hakikat böyledir. Nefsin arzularına bağlı olan maddî hayatı bırak! Kalb, ruh ve sırrın hayat derecesine çık, ne kadar geniş bir hayat daireleri olduğunu gör! Senin için ölü olan geçmiş ve gelecek, o hayat mertebesinde canlı ve mevcuttur.
Ey nefsim! Madem öyle, sen de kalbim gibi ağla, bağır ve de ki:
Fâniyim, fâni olanı istemem. Acizim, aciz olanı istemem.
Ruhumu Rahman’a teslim eyledim, başkasını istemem.
İsterim, fakat bâki bir yâr isterim.
Zerreyim, fakat bir Ebedî Güneş isterim.
Tamamen bir hiçim, fakat bu mevcudatı her şeyiyle isterim.
Dipnotlar
- “Muhakkak ki Allah, bu dini günahkâr biriyle de güçlendirir.” (Buhârî, cihâd 182)
- Bir şeyin değişmez özü ve gelip geçici olan kısmı.
- Saniye dakikanın, salise de (aslen) saniyenin 60’da biridir. Bunun onuncu seviyesi olan aşire de dakikanın 60 üzeri 9’da biridir.