edepsiz adam her şeye acır, hiçbir şeyi idare edemez. Vaktini tasalanarak geçirir. Sonra da cezalandırılıp hapse atılır.
İkinci adam ise padişahı tanır, kendini onun misafiri bilir. O saraydaki ve bahçedeki bütün işlerin bir kanunla gerçekleştiğini, her şeyin bir programla, kolayca işlediğini anlar. Zahmet ve külfetleri padişahın kanununa bırakıp safa ile o cennet gibi bahçenin bütün lezzetlerinden istifade eder. Padişahın merhametine ve idare kanunlarının güzelliğine güvenerek her şeyi hoş görür, hayatını tam bir lezzet ve saadet içinde geçirir. İşte مَنْ اٰمَنَ بِالْقَدَرِ أَمِنَ مِنَ الْكَدَرِ hadis-i şerifinin sırrını anla.
Dördüncü Bahis
Soru: Birinci Bahis’te, kadere dair her şeyin güzel ve hayırlı olduğunu ispat ettin. Ondan gelen şerrin bile hayır, çirkinliğin bile güzel olduğunu gösterdin. Halbuki şu dünyadaki musibetler ve belâlar bu hükmü çürütüyor.
Cevap: Ey şefkatinin fazlalığından şiddetli bir elemi hisseden nefsim ve arkadaşım! Bütün güzelliklerin ve kemâlâtın varlığa dönük olması ve bütün günahların, musibetlerin, kusurların kaynağının yokluk olması; varlığın mutlak hayır, yokluğun ise mutlak şer olduğuna delildir.
Madem yokluk, mutlak şerdir. O halde, yoklukla neticelenen veya onu hissettiren haller de şerri içerir. Bu yüzden, varlığın en parlak nuru olan hayat, çeşitli vaziyetler içinde yuvarlanıp kuvvet buluyor, zıt hallere bürünüp saflaşıyor ve türlü keyfiyetler alıp istenen neticeleri veriyor. Hayatı ihsan eden Zât’ın isimlerinin nakışlarını güzelce gösteriyor. İşte şu hakikattendir ki, canlıların maruz kaldıkları elem, musibet, zorluk ve belâ gibi haller sayesinde hayatlarında varlık nuru yenilenir, yokluk karanlığı uzaklaşıp hayatları saf hale gelir. Çünkü durgunluk, sükûnet, sükût, atalet, istirahat ve tekdüzelik, birer yokluk işaretidir. Hatta en büyük lezzet bile tekdüzelik içinde hiçe iner.
Kısacası: Madem hayat, Cenâb-ı Hakk’ın güzel isimlerinin nakışlarını gösterir. O halde, hayatta insanın başına gelen her şey güzeldir. Mesela gayet zengin, pek çok sanatta son derece usta bir sanatkâr, eserlerini ve kıymetli servetini göstermek için basit, miskin bir adama
Dipnotlar
- “Kadere iman eden, gam ve hüzünden emin olur.” el-Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb 1/187; ed-Deylemî, el-Müsned 1/113; el-Münâvî, Feyzu’l-Kadîr 3/187.