İçeriğe geç

Yine bunlar arasında insaflı bir araştırmacı sayılan Vehil de şöyle diyor: “Her büyük insan arkada bir iz bırakmıştır. Nebinin bir izi, ıslahatçının bir izi, müceddidin bir izi ve büyük devlet adamlarının da birer izi vardır. Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) de bir iz bırakmıştır. Öyleki, “iz” dendiği zaman akla gelecek sadece O’dur. Ve başkalarıyla kıyas edilemeyecek ölçüdedir.”

Bu zat aynı zamanda ilim adına ödül almış bir insandır. Dost itiraf eder, düşman itiraf eder; bilmem ki bizdeki bir kısım nâdânlar ne eder…

Allah (celle celâluhu) Kendini bize يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ sıfatıyla anlatır. Yani “Allah O Allah’tır ki câmid ve cansız şeylerden hayattar şeyleri çıkarır. (Taşa, toprağa hayatiyet bahşeder ve âdeta O, kömürde elmas cilveleri gösterir.)”8

Allah (celle celâluhu) bu muhteşem, bu müthiş ve bu baş döndürücü sıfatıyla, sanki Hz. Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) teselli vermektedir… O vahşi çölde, o Ceziretü’l-Arap’ta, o bedevi insanlar içinde, Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) âdeta eline taşı, toprağı, kömürü, bakırı almış ve onlardan som altın Ebû Bekirler, Ömerler, Osmanlar, Aliler, Halidler, Ukbe b. Nâfi’ler, Tarık b. Ziyadlar çıkarmıştır. (Allah ebedlere kadar hepsinden razı olsun.)

29