İçeriğe geç

Efendimiz’in kararı, fakirleri yanından uzaklaştırmama şeklindeydi. Ne var ki O, diğerlerinin hidayete ermesi için de çareler aramaktaydı. Acaba O, bu kararında isabetli miydi? Hemen âyet geliyor ve O’na, kararında isabetli olduğunu haber veriyordu. Zira O, dostlarını kovmama kararındaydı; âyet de O’na, fakirleri yanından kovma, diyordu.

Bir Hatırlatma

Burada, bir diğer hususa da dikkatinizi istirham edeceğim:

Kur’ân-ı Kerim’de, Efendimiz ve bütün mü’minler muhatap alınarak verilen yüzlerce emir vardır. Verilen bu emirler ve getirilen yasaklar, birer hüküm bildiren ifadelerdir. Yoksa, söylenenlerin aksinin yapıldığını haber veren ifadeler değildir. Meselâ, Kur’ân, Efendimiz’e “Namaz kıl, oruç tut, zekât ver.” der. Bu cümleler birer emir cümlesidir, dolayısıyla da, Efendimiz’in, bunları yapmamasına karşı getirilmiş birer ihtar kabul etmek doğru değildir. Aynen bunun gibi, Kur’ân, Efendimiz’e “Fakirleri yanından kovma!” demiştir. Fakat bu, hiçbir zaman “Niçin fakirleri yanından kovdun veya kovuyorsun!” demek değildir ki, Allah Resûlü’nün ismet ve günahsızlığına muhalif bir mânâ olsun. Yani Allah Resûlü’nde, bu emre muhalif hiçbir hareket emaresi görülmemiştir ki, bu emir, o emareye binaen gelmiş kabul edilsin. Öyleyse bu emir, Efendimiz’in içinden geçirdiği kararın doğruluğunu tasdik için gelmiş bir emirdir ki, Allah Resûlü’nün, hem fetanetini hem de ismetini ilan eder, ele verir ve kör gözlere de gösterir…

546