İçeriğe geç

c. Bu itibarla da mü’minlerin gerçek düşmanları işte bunlardır ve nerede ortaya çıkıp sizi nasıl sokacağı belli olmayan akrep tipler de yine bunlardır.

d. O hâlde siz de onlardan sakınmalısınız; zira her zaman ve her fırsatta sizi sokabilirler.. hem de topluma iyilik yapıyor olma mülâhazasıyla bunu yaparlar.

…Ve netice, Cenâb-ı Hak fezlekeyi koyuyor: “Allah onların canını alsın, (onları kahretsin; imanı, imanın güzelliklerini gördükleri, iman cemaati içinde yaşadıkları hâlde) nasıl da hakka, hakikate sırtlarını dönüyorlar?”

Münafıklar Devr-i Saadet’teki örnekleri sayılan İbn Übey, Muğis b. Kays, Ced b. Kays gibi ilk temsilcileriyle müşekkel, görkemli, kılık-kıyafet ve makyaj zaaflarıyla tabiîlikten uzak –bu, oldukları gibi görünmemeden ibaret olan münafık ahvaline fevkalâde münasip düşmektedir– fantezi yapmaya, tumturaklı söz söylemeye meraklı ve her biri kendinin, kendi düşüncesinin, kendi muhakeme ve mantığının âşığı, klasik mânâda narsist denecek kadar zaaflar yumağı birer mahlukçuk idiler. Seslendirdikleri lâf u güzaf da olsa, konuları, yerinde iğlâk ve ibhamla belirsizleştirmek suretiyle, yerinde bir kısım orijinalitelerle hep birer şizofreni veya paranoya resmederler. Öyle ki Allah’ın ikaz ve irşadı olmasa nebi ve nebi vârislerine de kendilerini dinletebilirler. Tabiî, dinleyecekleri hususları da dinlerken konuya kendilerini vermiş ve kulak kesilmiş bir görüntü sergilerler. Zaten onların her hâlleri bir gösteriş ve şovdan ibarettir. Oturuş-kalkışları da, söz ve beyanları da birer yalandan ibarettir ama, bu ayandan ayanı görüp sezmek de ilâhî mevhibe ve basirete mütevakkıftır.

339