Bu muhaverede Hz. Sâre Validemiz’in ayakta olması ile alâkalı şu hususlar söylenebilir:
1. O, yemek esnasında misafirlere bizzat hizmet ettiği için ayaktadır. Veya hizmetçileri olsa bile misafirlerine tazimen ayakta bulunmayı tercih etmiştir.
2. Misafirlerin davranışlarındaki gariplik onu da tedirginliğe sevk ettiğinden ayakta tetikte bekliyor gibi bir hâl içindedir. Bu tedirginlik ya meleklerin müjdesi veya kendinde sezebildiği değişikliğin ortaya çıkacağı âna kadar da devam eder.
3. Hz. Meryem, ruhu veya Cebrail’i (aleyhisselâm) görünce hamile kaldığı gibi, ihtimal, Hz. Sâre de bu melekleri görünce mucize kabîlinden hamile kalmış ve bunu hissedince de biraz önceki telaşın yerini tebessümle ruhtan fışkıran bir hayret almıştı.
4. En kuvvetli ihtimal, Hz. Sâre âyise idi. Yani hayızdan kesilmiş yaşlı bir kadındı. Âdet görmeyen bir kadının çocuğu olması ise, sebepler dairesinde mümkün değildi. İşte tam o arada kan gelerek, hayız görmeye başlamış olabilir ki, bunun anlaşılması da daha çok ayakta iken olabilir. İşte Hz. Sâre bunu hissedince güldü ve arkasından da kendisine İshak müjdelenerek, bişaretin hakkaniyeti ile bişaret aynı anda tezahür ediverdi. Arapça’da ضَحِكَتِ الْمَرْأَةُ sözünün “kadın hayız oldu” mânâsına gelmesi de bu mülâhazayı destekliyor gibidir.1 Her şeyin en doğrusunu Allah bilir.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: İbn Manzur, Lisanü’l-arab d-h-k maddesi.