İçeriğe geç

Ancak kanaatimce burada asıl önemli olan peygamberlik müessesesine karşı doğru bakış açısını yakalayabilmektir. Çünkü o peygamberler sıradan insanlar gibi değillerdir. Vefatları da bizim vefatımız gibi değildir. Onlar, cesetten sıyrılmış, ruh ufkuna yürümüş birer kalb ve ruh kahramanıdır. Evet, onlar kendilerine has hayat mertebesinde hayy ruhlar olduğundan siz onları samimi bir şekilde yürekten andığınızda onlar hemen bunu hisseder. Zira bildiğiniz gibi Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana tebliğ ederler.”5 buyuruyor. Daha başka hadis-i şeriflerde de kendisine getirilen salât ü selâmlara mukabelede bulunacağını ifade ediyor.6 Bu ve benzeri hadis-i şeriflerden, nasıl Fahr-i Kâinat Efendimiz’e (aleyhi ekmelüttehâyâ vetteslimât) yapılan salât u selâmlar kendisine ulaştırılmaktadır, aynı şekilde diğer peygamberlere yapılan salât u selâmlar da kendilerine ulaştırılacaktır, sonucunu çıkartabiliriz. İşte bu sebeple biz Efendimiz’in talim buyurduğu o yüce ve yüksek terbiyeyle, peygamberlerin adı zikredildiğinde, onlara karşı “Bugün sizi anacak insan yok. Bazıları da sizi çok yanlış tanıyor, yanlış anlıyorlar. Kiminizi –hâşâ ve kella– ulûhiyet tahtına oturtuyor, kiminizi de icraatında Allah’a şerik gibi görüyorlar. Biz bütün bunlardan sizi tenzih ediyor ve sizi salât u selâmla yâd ediyoruz!” mülâhazaları içinde “Ala nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselâm” diyoruz. İnsanlığın İftihar Tablosu’nu yâd ettiğimiz gibi onları da yâd ediyoruz. Zannediyorum gelip geçmiş, bir mânâda ümmetleri kalmamış o peygamberler için bu, çok önemli bir armağan olacaktır. Ayrıca getirdiğimiz bu salât u selâmların, daima hayy olan o ervah-ı mübareke ve mukaddese ile münasebete geçmemiz adına bizim için de çok ciddi ehemmiyeti söz konusudur.

298