İçeriğe geç

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi her ne kadar bu hâdisenin arka planı hakkında kesin ve net bir malumatımız bulunmasa da, bir ihtimal olarak, o iki şahsın kendi arasındaki hususi bir durum münasebetiyle böyle bir tavsiyenin yapıldığını söyleyebiliriz. Çünkü fetanet-i uzma sahibi Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) eşya ve hâdiselere mahrutî bir nazarla baktığından ashab efendilerimizin birbiriyle münasebetlerini çok iyi okuyor, çok iyi biliyordu. Evet o, arkasında saf bağlayan insanların umumî ahvaline vâkıftı. Meselâ onların bir saf teşkil ederken topukları, diz kapakları, omuzları birbirine değecek ölçüde, âdeta bir bünyan-ı marsus gibi, rasin ve mazbut bir halde bulunup bulunmadıklarına; gelip geçerken birbirlerine karşı bakış keyfiyetine, yürekten bir selamla veya göz ucuyla bir nigah-ı âşinâ kılarak “merhaba” deyiş hâllerine varıncaya kadar aralarındaki münasebeti her zaman öyle doğru okuyor, haklarında vereceği hükümleri öyle yerli yerinde ortaya koyuyor, öyle isabet buyuruyorlardı ki, daha ötesi olamaz. Evet, bu şekilde muhataplarını tanıma, bilme ve onlar hakkında tastamam isabet kaydetme ancak fetanet-i uzma sahibi İki Cihan Serveri’ne has bir keyfiyettir.

312