İçeriğe geç

Sonra örtü bize münhasır da değil. Yahudi ve Hristiyan hanımlar da örtünüyorlardı. Şu kadar var ki, bu, bazılarının iddia ettiği gibi, başörtüsünün bize Yahudilerden ve Hristiyanlardan geçtiği mânâsına gelmez. Tam tersine, her İlâhî Din’de, her peygamberin tebliğinde başörtüsünün yer aldığını gösterir. Fakat, bugün öyle bir cehl-i mük’ap (iç içe, üç boyutlu cehalet) yaşanıyor ki, dünyaca kocaman kocaman adamlar “Falan yerden gelmiş, filân yerden alınmış!..” diyebiliyorlar. Bari yiğitçe “Başörtüsü, Kur’ân’ın emrine ve Peygamber’in uygulamasına dayansa da, ben inançsız olduğumdan dolayı onu kabul etmiyorum!..” deseler. Böyle bir itiraf, hiç olmazsa mertçe bir davranış olur. Ötede böylelerine nasıl muamele edilir; o da, Allah’ın bileceği bir husustur. Ne ki, hiç olmazsa, inandıkları gibi konuşmuş ve mertçe davranmış olurlar; tabiî karşılığında da, Cenâb-ı Hakk’ın ahiretteki muamelesine katlanırlar.

Cehaletin Böylesi…

253