İçeriğe geç

Arapça “kırk” demek olan “erbaîn” ya da onun Farsçası “çile” tasavvuf ıstılahına girmiş kelimelerdir. Her iki kelime de, zevk u sefadan el çekerek, beden ve cismaniyeti aşma istikametinde, asgarî kırk gün olmak üzere, çetin bir perhiz ve disiplin içinde yaşama mânâsına gelmektedir. Sofîler, Hazreti Musa’nın, Cenâb-ı Hak’la mülâkat hazırlığı adına kırk günlük tasfiye faslını, İsrailoğulları’nın kırk yıllık “Tîh” hayatlarını ve hatta tam kırk gün olmasa bile, Peygamber Efendimiz’in Hira mağarasında geçirdiği günlerini “çile” ya da “erbaîn” dediğimiz bu uzlet ve halvet dönemine me’haz ve mesned kabul ederler.

344