İçeriğe geç

Bence her şeyin Cenâb-ı Hakk’a bağlanması ve O’ndan ötürü delicesine sevilmesi çok önemlidir. Bizim hoşumuza gitmeyebilir, icraatın arkasındaki hikmetli perdeyi aralayamayabiliriz, kafamızda beliren “Neden?” sorularına mukni cevaplar bulamayabiliriz; ama önemli olan O’nun iradesi, meşîeti ve muradıdır. Bu bakış açısının kazanılması, her şeyin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Meselâ, Risalelerde çok sık geçen acz u fakr meselesi… Bu pencereden kâinata, eşyaya ve hâdiselere bakan bir insan, kendi acziyet ve zaafiyetini idrak eder, eder ve o acziyet ve zaafiyet içinde Rabbinin engin şefkatini görür. Âfâk ve enfüste O’nun âyâtını tefekkür eder, mârifeti artar. Bütün bunlar onun Allah’a ciddî şekilde yönelmesine vesile olur.

Keşke bu bakış açısını kazanabilsek!

Âmennâ veya Eslemnâ

Soru: Kur’ân’daki “Âmennâ değil, eslemnâ deyin” ifadesi bizim için de geçerli mi?

12