Neylersin ki, bu tür hâdiseler geçmişte yaşandığı gibi günümüzde de yaşanabilir. Düşünün ki, insanlığın altın çağı Devr-i Risaletpenahi’de bile münafıklar vardı. Dolayısıyla günümüz Müslümanları içinde de bir kısım münafıklar olabilir. Provokasyonlarda gördüğünüz gibi, İran’dan, Turan’dan gelip kaos ve kargaşa çıkarma adına değişik içtimaî hâdiselere sebebiyet veren insanlar var. Bunlar değişik vesilelerle toplulukların içine girip ortalığı karıştırıyor, camiye hiçbir zaman uğramadıkları hâlde caminin önünde toplumu tahrik ederek provokasyonlara sebebiyet verebiliyorlar. Evet, bu tür hâdiseler her zaman olabilir. İşte bütün bunları görmek için fikir çilesi ve ızdırapla nurlandırılmış keskin bir basiret ve firasete ihtiyaç vardır.
Bu vesileyle bir kez daha ifade edeyim ki, özünde insan sevgisi bulunan bir dinin mensupları olarak bizlerin endişe verici bir hâlimizin olmadığı her platformda dile getirilmelidir. Evet, biz insanlık çapında bir diyalog anlayışının taraftarıyız. Herkesin birbirini sevip uzlaşması için uğraşıyor, bu yolda ceht ve gayrette bulunmayı ibadet sayıyoruz. İnsanların birbirlerini öldürmek için icat ettikleri atom ve hidrojen bombalarının, bilmem daha ne kahrolası silâhların kullanılmasına engel olma gayreti içindeyiz. Bütün bu bombaların, bir belâ, bir afet olarak değil; muhabbet atmosferinde birer maytaba çevrilip insanlığın başına bir rahmet ve ışık yağmuru hâlinde yağması arzusundayız. İşte bizim bütün davamız bundan ibarettir.