Selçuklu devletinin son zamanlarında, hercümercin hâkim olduğu, her şeyin künde künde üstüne devrildiği kritik bir dönemde yaşamış olan Hz. Mevlâna öyle bir sevgi atmosferi oluşturmuş ki onun etkisi günümüze kadar gelmiş; hatta Batı’ya bile ciddi tesir etmiştir. O, bir ayağı İslâm dininde sabit, diğeri ise yetmiş iki millet üzerinde gezen bir pergel gibi olduğunu söylüyor. Bu, gerçekten derin bir mülâhazadır. Günümüzde ihtiyacımız olan şey de bu ruh ve mânâdır. İsterseniz buna “Mesihiyet ruhu” diyebilir ve bunu âhir zamanda Hz. Mesih’in nüzulüyle (inişiyle) de irtibatlandırabilirsiniz. Önemli olan, önce dar sahada da olsa böyle bir kucaklaşma başlatıp yavaş yavaş çevreye yayabilmektir.
15 Bediüzzaman, Lem’alar s.192 (Yirminci Lem’a, Birinci Nokta).
16 Buhârî, tevhîd 15, 50; Müslim, tevbe 1, zikr 1, 20-22.