İçeriğe geç

Küreselleşmenin tüm hızıyla sürdüğü günümüz dünyasında birlikte yaşama kültürü geliştirmek istiyorsak bir taraftan problemlerin çözümü adına diplomasiyi öne çıkarmalı, diğer taraftan farklı anlayışlara, kültürlere, değerlere saygılı olmayı öğrenmeliyiz. Sıkça dile getirdiğimiz bir ifadeyle, herkese, sinemizde oturacağı bir sandalye tahsis edebilmeliyiz ki hiç kimse ayakta kalma endişesine kapılmasın. Böyle bir tavır müsamaha ve şefkat endişe duyulan pek çok korkunç silahın kullanılmasının önüne geçecek, çarpışan dev dalgaların önünde dalgakıran vazifesi görerek onları tesirsiz hâle getirecektir. İşte en yakın çevreden başlayarak bütün dünyada tesis ettiğimiz bu sevgi köprüleri, sulh adacıkları muhtemel çatışmaları önleme adına etkili birer hamle ve hareket olacaktır.

Maalesef bugüne kadar her zaman birileri, kendinden olmayanları “öteki” olarak gördü, onlar hakkında önyargıyla hüküm verdi ve onları pek çok olumsuzluğun adresi gibi gösterdi. Eğer farklı dil, din, ırk ve kültür ortamlarında yetişen insanların önyargılardan, yanlış algı ve kanaatlerden kurtarılmasını istiyorsak onların farklı ortamlarda bir araya gelmelerini ve böylece birbirlerini daha yakından ve doğru bir şekilde tanımalarını sağlamalıyız. Evet, pek çok yanlış kanaati zihinlerden kaldırmanın yolu, beraber oturup kalkmak, beraber yiyip içmek suretiyle insanlar arasındaki perdeleri, duvarları ortadan kaldırabilmekten geçer.

22