İçeriğe geç
24. Bölüm

Yeni Bir Okuma Usulü

Birkaç yüzyıldan beri toplum olarak ilim ve fikir hayatında çok geri kaldık. Bu yüzden sürekli geçmişteki başarıları anlatma ve onlarla teselli olma ihtiyacı hissediyoruz. Bugünün dünyasında kendisiyle gurur duyacağımız ve kendimizi ifade edeceğimiz güzellikler olmadığı için, sık sık geçmişin hülyalı dünyasına müracaat ediyor, seleflerimizin bilim ve kültür dünyasına yaptığı katkıları anlatıyoruz. Anlatmalıyız da! Bunları görmezden gelmek doğru olmaz. Fakat Yahya Kemal’in enfes tabiriyle “kökü mazide olan bir âti” olduğumuzu unutmamalıyız. “Geçmişte bunlar olduğuna göre gelecekte neden olmasın!” mülâhazasıyla hareket etmeliyiz. Geçmişin parlak günleriyle kendimizi avutmamalı, bugünü çok iyi değerlendirmek suretiyle geleceğin insanı olmaya çalışmalıyız.

İnkâr eden; kendi kökünü, çekirdeğini ve ağacını inkâr etmiş olur. Önemli olan, bugünü çok iyi anlamak suretiyle geçmişin semeresini (meyvelerini) geleceğin nüvesi (çekirdeği) hâline getirebilmektir. Yani dünü, bugünü ve yarını beraber duyma ve birlikte değerlendirmek gerekir. Sürekli geçmişin mefahiriyle iftihar ettiğimiz (geçmişteki güzel şeyleri övdüğümüz) hâlde bugünü değerlendiremez ve adım adım geleceğimizi inşa edemezsek kendi elimizle etrafımızda duvarlar örmüş ve kendimizi bu duvarların içine hapsetmiş oluruz. Sonrasında da bugünün Müslümanlarının çokça yaptığı gibi, hamaset destanları düzer dururuz da gelecek adına söyleyecek bir çift sözümüz olmaz.

151