İçeriğe geç
17. Bölüm

Himmeti Dağıtmama

Bazen hayal, merak ve vehimlerimizle, var olan musibetleri ikileştiriyor, daha da büyütüyor ve altından kalkılamaz hâle getiriyoruz. Böylece henüz maruz kalmadığımız bela ve musibetlerin de endişesini yükleniyoruz. İşin içine endişelerimiz, merak ve korkularımız girdikçe musibet daha bir derinleşiyor, katmerleşiyor. Zannediyorum bu, pek çoğumuzun en büyük problemlerinden biridir.

Oysaki Bediüzzaman Hazretlerinin “Hastalar Risalesi”nde dediği gibi bütün enerji ve gücümüzü, irade ve azmimizi hâl-i hazırdaki problemlerle baş etmeye sarf etsek, nice hâdisenin üstesinden gelebiliriz. Fakat himmetimizi dağıtıyoruz. Yarın ne olacak, öbür gün ne olacak diyerek enerjimizi endişelerle tüketiyoruz. Geçmişi düşünmekten, gelecekle uğraşmaktan bir türlü bugüne odaklanamıyor ve hâlihazırda yapılması gereken işleri ihmal ediyoruz. Hâlbuki geçmiş ve gelecekle ilgili düşüncelerimiz mücerret bir hayalden ibarettir; biri geçmiş gitmiş, diğeri henüz gelmemiştir. Hayalle hakikati birbirine karıştırıyor, sabır ve enerjimizin üçte ikisini hayal peşinde tüketiyor ve bu yüzden de boş yere ızdırap ve sıkıntımızı artırıyoruz.

Hz. Pîr-i Mugan, yukarıdaki izahları insanın, maruz kaldığı hastalık ve musibetlerle başedebilmesinin yollarını anlattığı yerde zikretmektedir. Hastaları, geçmiş ve geleceğin elemini sırtına yüklenmemeleri, boş yere sabır gücünü tüketmemeleri konusunda uyarır. Allah’ın insana verdiği sabır ve dayanma gücünün, içinde bulunduğu hastalık ve sıkıntıların üstesinden gelmeye yeteceğini ifade eder.

106