Kur’ân-ı Kerim, قُـلْ يَآ اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَـيْنَـنَا وَبَـيْنَـكُمْ اَلَّا نَـعْـبُدَ اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِـه۪ شَيْــٔاً وَلَا يَـتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً اَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ“De ki: Ey Ehl-i Kitap! Gelin, müşterek şu değerimizde bir araya gelelim: Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim. O’na hiçbir şeyi şerik koşmayalım, Allah’ı bırakıp da kullarını rab edinmeyelim.”58 buyurmak suretiyle hasımları bile yumuşatan bir üslup ortaya koyuyor, onların ruhlarına nüfuz ediyor, kendi incelik ve zarafetini onların kalbine boşaltıyor, böylece onlarda da bir yumuşamanın meydana gelmesini sağlıyor.
Toparlayacak olursak, geçmiş ve gelecekteki olumsuz hâdiseleri düşünmeden, sabır gücünü dağıtmadan hâl-i hazırdaki işlerimizi yapmaya çalışmalıyız. “Geçmiş çok sisli dumanlıydı. Ortalık kurt ulumalarından, çakal seslerinden, köpek havlamalarından geçilmiyordu. Bunlardan çok bîzar kalmıştık. Gelecekte de bu böyle devam edecek.” mülâhazalarıyla moral ve motivasyonunuzu bozup kuvve-i maneviyenizi kıracağınıza, bütün himmet ve iradenizi mevcut hâle teksif etmeli, günün işlerini çözüme kavuşturmalı, geçmişte fevt edilenleri telafi etmeli ve gelecekle ilgili plan ve projeler yapmalısınız..
58 Âl-i İmrân sûresi, 3/64.