İçeriğe geç

Bu itibarladır ki devletler gerek ülke içinde gerekse uluslararası ilişkilerde sorunları çözmek için hemen kaba kuvvete sarılmamalıdır. Kaba kuvvetin olduğu yerde en temel insanî değerler ihlâl edilir, nice zulüm ve haksızlıklar yapılır. İnsanların tepesine balyoz gibi inilerek, kafalar ezilerek, kelle alınarak bastırılan problemler daha sonraki dönemlerde daha da büyüyerek nükseder. Çünkü içlerde ukde kalır, ödemler oluşur. Onur ve gururlar yaralanır. Kin ve nefretler arkadan gelen nesillere intikal eder. Bu da çözüldü zannedilen problemlerin fasit daireler şeklinde devam edip gitmesine sebep olur. Geçici olarak çözüldü zannedilse de problemler daha da büyümüş olarak gelecek nesillere intikal eder ve altından kalkılamaz hâle gelir.

Akıl ve mantık kullanılarak, insanî duygular gözetilerek getirilen çözümler ise kalıcı olur. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) fetanet-i uzmâsının en önemli tezahürlerinden biri budur. O, adımlarını hiçbir falsoya sebep olmayacak şekilde atmıştır. Hayat-ı seniyyeleri boyunca ortaya koyduğu tavır ve davranışlarıyla bizlere akıllı davranmanın, diplomasiye sarılmanın, şefkat ve merhametle muamele etmenin gönülleri nasıl fethedeceğini göstermiştir.

Günümüzde dünyanın dört bir yanına açılan amatör ruhların yaşadığı tecrübeler de samimiyetin, beklentisizliğin, insanlığın ve şefkatin mevcut problemlerle baş etmede ve gönülleri kazanmada ne kadar etkili olduğunu gösterdi. Çünkü onların bu tavırları, mevcut veya muhtemel olumsuz tepkileri kırdı, yatıştırdı. Yeterince tanınmayan, kültürü hakkında bilgi sahibi olunmayan, profesyonelce hareket edilemeyen zeminlerde dahi nice gönüller kazanıldı, nice dostluk köprüleri kuruldu.

Sevgi Köprüleri

21