İçeriğe geç

Çağın Yezitleri de tarihteki Yezit gibi devletin tüm güç ve şiddet mekanizmalarını kullanarak savunmasız masumların üzerine yürüyor ve kendi saltanatları için tehdit gördükleri insanların kökünü kazıma adına ne vahşetler ne vahşetler yapıyorlar. Yezitleşen bu zalimlerin yanı sıra, onların işledikleri bu vahşetleri görmeyen veya görmezden gelen körleri de unutmamak gerekir. Bunca yalanı, hıyaneti, zulmü, nemelazımcılığı, zulme karşı dilsiz şeytanlığı, ondan da öte zulmü desteklemeyi sıradan şeylermiş gibi gören insan müsveddeleri nasıl unutulur! Karşı koyma gücü ve savaşma niyeti olmayan masumların üzerine gitmek, ancak insanlığını yitirmiş canavarlara mahsus bir özelliktir.

Evet, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, dünya kadar yalan ve iftira, şenaat ve denaet (iğrençlik ve alçaklık), vahşet ve zulüm olağan şeyler gibi görülüyor. Hatta Makyavelist zalimler bütün bunları menhus (uğursuz) hedeflerine ulaşma adına lüzumlu görüyor, belki de cihat gibi algılıyorlar. İntikam duygularıyla yatıyor, kalkıyorlar. Belki rüya ve hülyalarında bile, düşman ilan ettikleri insanları bitirme senaryolarıyla meşgul oluyorlar. Uyandıklarında da bu senaryoların figüranlığını yapıyorlar. Kendileri gibi düşünmeyen insanları yokluğa mahkûm etmek için her gün elli türlü entrika ve komplo sahneye sürüyorlar. Dolayısıyla da yapıp ettikleriyle sürekli etrafa levsiyat saçıyorlar. Daha da vahimi, bunca kötülüğü İslâm adına yapıyor, İslâm’ın dırahşan çehresini kirletiyorlar. Var olduğu günden bugüne İslâm’ın adı herhâlde bu ölçüde kirletilmemiştir.

Akıllı Mehmet

235