İçeriğe geç

Kaç insan vardır ki şahsî hayatı itibarıyla kendini sorgulasın ve “Acaba ben bir fasık mıyım? Acaba kalbimde nifak taşıyor muyum?” desin. Kendi durum ve konumunu sorgulamayan, sürekli nefsini muhasebe ve murakabeye tâbi tutmayan bir insan, yaptığı hata ve işlediği günahları küçük görür, önemsemez. Kendini arınmaya muhtaç kusurlu biri olarak düşünmez. Kalb ve ruh dünyasını, tasavvur sistemini, tahayyül mekanizmasını, aklî melekelerini kirlettiğini düşünmeyen biri niçin arınma kurnası arasın ki! Kendini melekler gibi kusursuz ve pir ü pak gören, tepeden tırnağa kire bulaşsa da bunun farkına varmaz. Bu yüzden tevbe edip Allah’a dönmez; inabe ve evbenin rüyasını bile görmez. Bu insan hem tevbe ve inabeden mahrum kalır hem de ortaya çıkan problemler karşısında suizan ve atf-ı cürümlerden de kurtulamaz. Çünkü o, çevresinde olup biten olumsuzlukların sebeplerini hep dışarıda arar. Dönüp kendine bakmaz, kendini sorgulamaz, kendi hata ve kusurlarını göremez. Bu sebeple hep dışarıda suçlu arar durur, bu hasta psikolojiden kurtulamaz. Başkalarını eleştirmeyi ve suçlamayı alışkanlık hâline getirmiş bu tiplere, elli numara gözlük de taksanız, bunlar yine de kendi kirlerini göremezler. Zira onlar bu konuda kördürler.

232