İçeriğe geç

Buradaki keramet hissî keramettir ki, gönle geleni bilmek.. bazı gaybî şeylerden haber vermek.. tayy-i mekân edip az zamanda çok mesafe almak.. tayy-i zamanla serfirâz olup, kısa bir süre içinde pek çok şey yapmak… gibi harikalar bu türdendir.. ve bu yolun zirve kâmetleri, bu kabîl şeylere yönelmeleri bir yana, “min gayri kasdin” kendilerinden zuhur edenlerden dahi fevkalâde rahatsızlık duymuşlardır.

Buna mukabil bir de; dinin ruhuna vukuf.. mekârim-i ahlâka muvaffakiyet.. hukukullah ve hukuk-u ibâda olabildiğince riayet.. bildikleriyle amel ve bereket.. mârifette yakîn, amelde ihlâs, ibadet ve muamelâtta ihsan şuuru… gibi mânevî kerametler vardır ki; avamın görüp bilemediği, dolayısıyla da değer vermediği bu ilâhî ihsanlar, havâssın ağlarını gerip avlamak istedikleri değerler üstü değerlerdir ve izharından kaçınılsa da, talebi Hakk’ı taleptir.. vilâyet-i kübrânın vârisleri de hep bu mazhariyetin kahramanları arasından çıkmıştır.

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِص۪ينَ الْمُخْلَص۪ينَ الْمُتَّق۪ينَ الْوَرِع۪ينَ الْمُقَرَّب۪ينَ الْمُحِبّ۪ينَ الْمَحْبُوب۪ينَ، اٰم۪ينَ.
55