İçeriğe geç

c) İlimlerin bu asırda ulaştığı noktadan bahsedildiğinde, dünün insanı bundan ne anlayacaktır? Batı’da dünyanın döndüğünü söylemenin bile insanları zindanlara ve giyotinlere götürdüğü bir asırda bugünkü ilmî seviye ve gelişmelerle, teknik vasıtalardan bahsetmek, o asır insanını inkâra, taaccübe ve çok yanlış değerlendirmelere sevketmek demek olmaz mı? Yalnızca bugüne hitap eden bir kitab, önceki asırlar için nasıl muğlaklık, müphemlik ve anlaşılmazlıktan kurtulabilir?

d) Yirmibirinci ve yirmiikinci asırların yepyeni ilmî ve teknik gelişmeleri karşısında, o asırların insanları, Kur’ân’a ‘yirminci asrın modası geçmiş kitabı’ gözüyle bakmayacaklar mıdır?

e) Bugün doğru kabul edilen pek çok ilmî ‘faraziye’nin bir gün gelip de yanlış tarafları ortaya çıktığında Kur’ân, yanlışlar ihtiva eden bir kitap durumuna düşmüş olmaz mı? Yanlışlarla dolu bir kitabın İlâhî Kitap olduğunu kim kabul eder?

Kur’ân, bütün zaman ve mekânlara ve her seviye ve şarttaki bütün insanlara hitap etmektedir; dolayısıyla dili, üslûbu ve ele alıp ihtiva ettiği mesele ve mevzular da şüphesiz buna göre olacaktır.

4. Kitaplığınızdaki kaç kitabı okur veya bir kitabı kaç defa usanıp bıkmadan okuyabilirsiniz? Ayrıca, dünyada ilmin çeşitli sahalarında yazılmış kaç kitap vardır, hiç düşündünüz mü? Kur’ân, ilimlerden mufassalan bahsetmiş olsaydı, acaba ortaya kaç kütüphaneyi dolduracak kadar kitap çıkar, çokları için sıkıcı gelecek bunca kitabı kim usanmadan okur ve bu kadar kitap ya da bu kadar ciltlik bir kitap, insanlar için nasıl hidayet ve dünya-ahiret saadeti kaynağı olabilirdi?

121