İçeriğe geç

İlimlerin ortaya koyduğu bir meseleyi Kur’ân’daki bir âyete tıpatıp uyar görsek bile, yine de ihtimaller içinde, “Şöyle de olabilir, böyle de…” demeli ve o âyeti bahis mevzuu ilmî meseleyle tevil, tefsir ve tevfikte acele etmemeliyiz. İlmî bir gerçekle veya gerçek sanılan bir meseleyle bir âyet ya da hadis arasında tam bir mutabakat görülse bile, yine de her zaman için mümkün olan değişmeleri ve kendi anlayış ve seviyemizi hesaba katarak çok dikkatli ve ihtiyatlı olmak zorundayız. Şimdi meseleyi daha da müşahhaslaştırmak için bir misal verelim:

Günümüzde, AIDS’i, Kur’ân’da geçen ‘dabbetü’l-arz’la aynîleştirme mevzuu var. Kur’ân’da, Allah’ın hükmü verildiğinde ‘dabbetü’l-arz’ın çıkacağı beyan edilmekte ve gerek âyetten, gerekse âyetin siyak ve sibakından, bu dabbenin bir kıyamet alâmeti olduğu anlaşılmaktadır.8 Zuhuruyla beraber de yeryüzünde imanî hayat bütün bütün sönüp, süratle bir imansızlık dönemine doğru gidiş bahis mevzuu edilmektedir.. yani dabbe zuhur edince, artık, yeryüzü vazifesini tamamlamış ve “Allah” diyenler de âdeta yok denecek kadar azalmıştır. Ve bütün elmas ruhluların gidip, kömür ruhluların ortalığı sardığı böyle bir dönemde, “yok olma” hükmünün verilmesi için ‘dabbetü’l-arz’ çıkacak ve “Gayri bundan sonra insanlar imana yanaşmayacak ve inananlarda yakîn hâsıl olmayacaktır.” diye, kömür ruhlulara ilanda bulunacaktır.

Şimdi, Kur’ân’ın verdiği bu kısa malumat ve mevzuyla alâkalı hadisler9 çerçevesinde, AIDS gerçekten ‘dabbe’ olabilir mi, sorusuna cevap arayalım:

Her şeyden önce, dabbe’nin çıkacağı kesin olmakla beraber, keyfiyeti mevzuundaki hasen, zayıf; çeşitli hadislere ve kelimenin mânâsına bakılarak, bunun virüsten gergedana muhtelif mahiyetlerde olabileceğini söylemek mümkündür.

132