Evet, ‘dabbe’, insanlar arasında salgın hastalıklara yol açan mikrop olabilir; fakat illâ ‘AIDS’ olur denemez. Çünkü Kur’ân’ın çizdiği sınırların dışına taşmanın sebep olduğu frengi gibi zührevî hastalıklar ve hatta bir zaman beşeri kasıp kavuran sıtma, veba ve verem gibi hastalıkların da aynı çerçevede mütalâa edilmesine bir mâni yoktur. Sonra, Hz. Mesih’in (aleyhisselâm) zuhurunu müteakip umumî durumu anlatan hadislerde beşerin müptelâ olacağı öyle korkunç hastalıklardan söz edilmektedir ki, bunların mikroplarına da ‘dabbe’ demek mümkündür. Kaldı ki, dünkü verem gibi, henüz tıptaki her türlü gelişmeye rağmen bir türlü sebep ve tedavisi tam olarak keşfedilemeyen ve bir hücre anarşisinden ibaret olan kanser de en az AIDS kadar tehlikeli, öldürücü ve hem daha da yaygındır. Eğer, AIDS’i dermanı yok diye ‘dabbe’ sayacak olursanız, şimdilik kanserin de dermanı yoktur.. ileride AIDS’e de, kansere de derman bulunamaz diye bir iddiada bulunmak ise doğru değildir. Hem böyle bir anlayış, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) yaşlılık ve ölüm dışında her derdin dermanının olduğunu beyan eden hadisine de ters düşmektedir.10
Binaenaleyh, ‘dabbe’yi sadece AIDS veya benzeri bir başka hastalığa hamletmek, âyetin geniş, engin, şümullü ve bütün zamanları kucaklayıcı objektif ve çok buudlu edasına ters düşer ve mânâyı daraltır.
Dipnotlar
- 10 Bkz.: Ebû Dâvûd, tıp 1; Tirmizî, tıp 2; İbn Mâce, tıp 1.