İçeriğe geç

Son Nebi’yle kemale erdirilmiş mükemmel din İslâm’ın Kitab’ı ve dolayısıyla cihanşümul olması hasebiyle Kur’ân, bütün zaman ve mekânlara aittir. O, müfessirinden fakihine, sosyoloğundan psikoloğuna, mutasavvıfından filozofuna, fizikçisinden kimyacısına, herkese, her asırda ve her tabaka ve seviyede ders verir; Kur’ân’ı, onda kendini arayarak okuyan insan, “Kur’ân bana hitap ediyor, bana beni anlatıyor.” der. Bir de onu gırtlağından aşağı indirerek okuyabilirse, işte o zaman başına gelmiş, gelecek her şeyi, hayatındaki zikzaklarını, karanlık, aydınlık bütün hâllerini ve hastalıklarını onda keşfeder ve dertlerine deva, hastalıklarına şifa olacak ilaçları da yine onun eczanesinden alabilir.

Kur’ân’da nefis terbiyesi, ruh ve kalb temizliği, vicdan muhasebesi, aile idaresi, çocuk terbiyesi, içtimaî münasebetler, âdâb-ı muaşeret kaideleri, ahlâkî meseleler, hukuk, iktisat, muamelât, kâinatta cari kanunlar, ilim ve fenlerin esasları, medeniyet harikalarının fihristesi ve daha neler neler vardır.

2. Kur’ân’da mahiyeti, ehemmiyeti ve kıymetine göre her şey vardır.

a) Evet, Kur’ân’da her şey vardır; fakat çapına, azametine, önemine, mahiyet ve kıymetine göre vardır. Nedir en önemli mesele?

Tevhid, nübüvvet, haşir, kulluk, ebedî saadeti kazanma, azaptan korunma… Bunlardan başka, Allah’ın kâinattaki icraatı, sanatlarının teşhiri, sıfât ve esmâsının tecellîleri, sistem ve kürelerin muhteşem bir nizam ve âhenk içinde bunu ifade etmesi…

Bütün bunlar, en ince ayrıntılarına kadar açık seçik anlatılmış; ayrıca, belli devrelerde ortaya çıkacak ilmî gelişmeler ve teknik buluşlar da, ehemmiyet ve kıymetlerine göre açıkça olmasa da, ya işareten veya remzen Kur’ân’da yerlerini almışlardır. Neden açıkça değil?

115